9 Nisan 2014 Çarşamba

Portakallı Kek

 
 
 
 
Ben bu bloğu açarken ısrarla 'bu bir yemek bloğu olmayacak asla' demiştim :) Yaz kapıdayken, kışın alınmış bir iki kilo fazlam varken, hiç bir zaman iştahsızlık problemim olmazken ve hamur işlerine bayılıyorken böyle güzel şeylerin mutfağımda görünmemesi gerekiyor ama diğer yandan da iki çocuğum varken, hele hele kızım keke bayılıyorken yapmak şart oluyor tabii.
           Bizim evde fazla meyve yenmiyor maalesef. Hatta neredeyse hiç yenmiyor diyebilirim. Belki ben sevmediğim için çocuklarda pek yaklaşmıyor haliyle. Biliyorum bu özelliğimle hiç de bilinçli bir anne sayılmayabilirim ama yapabilecek pek bir şeyim yok. Meyvelerini soyup ellerine bırakmak dışında fazla ısrarcı sayılmam zaten. Hal böyle olunca eve alınan meyveler bir köşede boynu bükük mel mel bakınca onları farklı yönden değerlendirmem gerekiyor. Mutfakta kalan son iki portakal için yapabileceğim en güzel fikir buydu ve iyi ki de yapmışım. Çok lezzetli oldu. Kek fotoğraftaki gibi gerçekten kocaman bir kalıp oldu ama buna rağmen ertesi gün öğlene hiç bir şey kalmadı :))
       Sadece içindeki portakal aroması ve o mis gibi kokusu için bile şiddetle tavsiye ederim yapmanızı.
 
 
 
Malzemeler:
  • 1 su bardağı sıvıyağ
  • 2 adet büyük boy portakalın suyu ( Yaklaşık yarım su bardağından biraz fazla çıkıyor. Kalanı ise süt ile tamamladım)
  • 2 portakal kabuğu rendesi
  • 2 adet yumurta
  • 2 paket kabartma tozu
  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 1 paket vanilya
  • Aldığı kadar un
1 su bardağı damla çikolata (isteğe bağlı)
 
Yapılışı:
  • Damla çikolata hariç tüm malzemeleri bir kapta iyice çırpın. Unu azar azar ekleyin ve normal kek kıvamına gelince damla çikolatanın yarısını içine dökün ve çok yavaş bir şekilde karıştırın.
  • Kek kalıbınızı yağladıktan sonra dibine biraz daha sıvıyağ gezdirin ve kalan damla çikolataları kalıbın dibine dökün. Üzerine de kek karışımınızı dökün. 180 derecelik fırında kabarana kadar pişirin.
  • Bu önemli: Kek tamamen kabarmış ve pişmiş görünse bile sütünün azlığından ve portakal suyu ile hazırlandığından dolayı içi ıslak olabiliyor. Tamamen pişmiş gibi görünse de bir bıçak batırıp içini kontrol etmeden kesinlikle çıkarmayın.
 


7 Nisan 2014 Pazartesi

KAKAOLU PAPATYA UN KURABİYESİ




                 Her gün bir yazı ekleyeceğim dememin üstünden bile neredeyse tam on gün geçmiş ;) Ben böyleyim işte, aceleci, heyecanlı ama unutkan. Aslında bu geçen zaman içinde güzel şeyler yaptım ancak laptop arızası, çocukların koşturması felan derken mutlaka bir şeyleri unutuyorum. Bir de şu f klavye meselesi var elbette. Okuldayken sağolsun bilgisayar öğretmenimiz bize f klavye öğretti. Şimdiki bilgisayarlar ise Q klavye olarak hazırlanıyor ve ben bir türlü yazamıyorum. Bilgisayarın ayarını değiştirince evdekiler mızıldanıyor :) Her neyse, bu geçen zaman içinde yaptığım güzel lezzetlerden biri bu. Aslında yapalı uzun süre oluyor ancak ben ancak yazıya girebiliyorum.
                          Bu tarifi çok seviyorum ben. Çok eskiden sık sık yapardık ablamlarla. Tarif bilindik ama bu şekil bizim çocukluğumuza dayanıyor. Zaten fotoğrafını ilk facebook da paylaştığım zaman hemen kardeşim aradı beni ;) Abla çok özledim ben bu kurabiyeyi diye :)

Tabi istediğiniz şekillerde yapabilirsiniz siz ancak bunun o yapraklarını koparıp koparıp yemek çok daha keyifli oluyor.

Malzemeler: 

  • 250 gr ( Bir paket) yumuşak margarin
  • Yarım kahve fincanı sıvıyağ
  • 6 kaşık pudra şekeri
  • Bir paket vanilya
  • 4 kaşık nişasta
  • aldığı kadar un
bir paket (minik olanlardan) veya yarım su bardağı kadar.

Yapılışı:


  • Kakao ve un hariç tüm malzemeleri iyice karıştırın. Margarinin iyice ezilmiş olması gerekiyor.
  • Daha sonra unu yavaş yavaş ekleyerek tüm karışımı yoğurun. Un birden fazla miktarda eklenirse hamur sert oluyor ve şekil vermek zorlaşıyor.
  • Ununu ekleyerek çok iyi yoğurduğumuz hamur yumuşak kıvama gelince hamurun yarısını ayırıp kalan yarısına kakaoyu ekleyin. Bu aşamada kakaolu bölüme bir kaç damla sıvıyağ damlatırsanız hamuru yavarlamak çok daha kolay oluyor çünkü kakaoyu kattıktan sonra hamur biraz kurulaşabiliyor.
  • Şekil verme aşaması artık size kalmış, dilediğiniz şekli verebilirsiniz kurabiyeniz için.
  • Son olarak 180 derecelik ısıya ayarlanmış fırında kurabiyeler hafif sertleşene kadar pişiriyorsunuz. Yaklaşık 20 dk yeterli oluyor. Fırını kapattıktan sonra kurabiyeler yumuşak olabilir fakat bekledikçe sertleşiyor kurabiyeler. Asla pembeleşmeden fırından çıkarmanız gerekiyor.
  • Ve siz de bu papatya şeklini verdiyseniz eğer iyice soğumadan kesinlikle tepsiden almayı denemeyin çünkü o yapraklar patır patır ayrılabiliyor benden söylemesi :)))

15 Mayıs 2013 Çarşamba

Yeni Hediye Çekilşi !...

         
  Yine bir çekiliş var ve beni bloğa yaklaştıran en güzel şeylerden biri bu :) Son zamanlarda hiç vaktim olmuyor blog yazmak için ama şimdi 'Beş dakikacık dolaşayım :)' derken karşılaştım arkadaşımın bloğuyla,
           Hediye minik de olsa benim gibi blogger mahallesine yeni taşınan biri olarak maksat yeni komşularla tanışmak elbette. Zaten gerçekten de hediye bahane, sevgili Sümeyye'nin bloğu gerçekten çok renkli ve eğlenceli. Ben çok beğendim. Sizde gezmek, gezerken de bir hediye kazanmak isterseniz mutlaka uğramalısınız buraya. Kolay gelsin :)

10 Mayıs 2013 Cuma

Yoğurt yapmak çok kolaymış :)

 
             Bu başlığı mutfak konusunda acemi olanlar yazar biliyorum. 10 yıllık evli olan birinin bunu daha yeni keşfetmesi komik olabilir ama ne yapayım ancak cesaret edebildim. Ceren doğduktan sonra bir yoğurt yapmaya bir kez teşebbüs etmiş, sonucunu kimseye göstermeden yok etmiştim :) Sonra da market yoğurtlarıyla dost olmaya karar vermiştim. Oğlum doğduktan sonra da bir kaç aylıkken kontrole gittiğimiz doktorumuz "Yoğurt yesinde nasıl olursa olsun, yeterki yesin" deyince yine bir rahatlık çöktü ve uğraşmadım. Taa ki geçen gün eşimin bir tanıdığı on kilo sütü kapımıza getirene kadar.
                 Kabul ediyorum bu taze sütlerin farklı bir kokusu oluyor ve eşimde kızım da bu yüzden pek yemek istemiyorlar. Süt çok tazeydi ancak o hafif kokusundan dolayı yanına kimse yaklaşmadı. Ee hal böyle olunca, on kilo sütü dökmek de olmayacağına göre en güzel yöntemi yoğurt yapmaktı ama ben onu da bilmiyordum :))
            
                Olsun, internet sağolsun. Bir iki araştırma sonunda burada sevgili kırmızıkiraz'ın bloğunda buldum. Kavanozda olması benim için çok daha iyi oldu, denemek için ilk gün sadece iki kavanozu kullanarak yaptım. Sonuç süperdi :)) Baktım benimkiler mızıldanmadan yiyorlar :) ertesi gün sütün hepsini birden yoğurt yaptım.  O süt kokusu yoğurtta yine vardı ama en azından hem tazeydi hem de ben yapmıştım ben :) Şaka bir yana gerçekten özellikle kavanozda denemenizi tavsiye ederim. Hem saklaması kolay oluyor hem de uzun süre açıkta kalmadan hemen tüketmiş oluyorsunuz. Burada arkadaşım yoğurdun yapım aşamalarını çok güzel ve ayrıntılı olarak anlatmış. Sizde mutlaka bakın ve deneyin. Kolay gelsin.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...